20 Ocak 2013 Pazar

Roma (Floransa) 2. Gün : 2 Aralık 2012

Roma'daki 2. günümüzü Floransa'da geçirmeye taa Eylül ayında karar vermiştik. Daha önce de yazmıştım: Floransa için tren biletini http://www.trenitalia.com/ 'dan aldık. 2 Aralık için bileti 18 Eylül'de almışız. Tabii ucuz olması için. Gidişi kişi başı 9 Euro, dönüşü kişi başı 19 Euro'ya almışız. Termini-havalaanı arasında çalışan tren biletinin bile 14 Euro olduğunu düşünürsek bu gayet iyi bir ücret. Yol 1,5 saat sürüyor, tren oldukça konforlu.

Biz Pazar günü gittik, belki de o yüzden ucuza geldi biletler. Ancak Pazar günü gitmenin dezavantajı da Kilise gibi yerlerin öğleden sonra açılması. Floransa'nın en populer yeri  Doumo Katedrali. Mesela burası da Pazar günleri 13.00'de açılıyor.

Biz sabah 7.45 treni ile gittik. Bir gün önceden paket yaptırdığımız pizzaları otelde yedikten sonra Termini'ye gittik. Orada da bir kahve içip treni bulmaya gittik, ama bizim tren hiç bir yerde yazmıyor. Meğer Floransa son durak olmadığı için Floransa'nın adı yazmıyormuş, son durak neresiyse orası yazıyormuş. Neyse nihayet bulduk treni. Yola çıktık. 09.15'de Floransa'daydık.

Floransa çok küçük bir yer. Ama yine de 2 tane durak varmış. Şehir merkezinde olan SMN İstasyonu. İstasyonun hemen yanın Santa Maria Novella Kilise'si var. Ancak pazar sabahı olduğundan biz buraya giremedik. Aynı yerde turizm ofisi de var, oradan bir harita edindik.

Pazar sabahı Floransa boş...
Buradan Doumo Meydanına doğru yürümeye başlıyoruz. Meydan İstasyondan 700 metre uzaklıkta. Katedral sokak aralarından bile gözüküyor. Meydana gittiğimizde Doumo Katedrali, Floransa Katedrali, Kubbe vs gibi isimlerle daha önce bloglarda okuduğum devasa katedrali görüyoruz. Meydan boş, katedral kapalı.


- Yazıyı 20 Ocak 2013'de yarım bırakmışım, Haziran 2014'de yani neredeyse 1,5 yıl sonra devam ediyorum. Gittiğimizde 7 aylık hamileydim, şimdi 15 aylık bir kızım var, o yüzden bazı şeyleri atlayabilirim- 

Katedral kapalı olduğundan yönümüzü eski köprü olarak bilinen Ponte Vecchio'ya çevirdik. Oraya giderken önce Piazza della Repubblica meydanını görüyoruz. Atlı karıncalar vs kurmuşlar. Yukarıda fotosu olan caddelerden (Via del Calzaiuoli) yürüyoruz. Piazza della Repubblica civarındaki caddeler alışveriş için mağazaları ve çevresindeki otelleri ile son derece turistlik zaten. Burası da Republic meydanının paralelinde kalan caddelerden.
Signoria meydanındaki heykeller

Bu caddenin sonunda Piazza Della Signoria meydanına ulaşıyoruz. Bu signoria meydanı, heykelleri ve Vecchio Sarayı ile meşhur. Meydanda biraz vakit geçirip fotoğraf çektikten sonra yolumuza devam ediyoruz. Bu meydanın yanında meşhur Uffizi galerisi var. Bizim sanatla ilgimiz olmadığından ve şehirde sadece bir günümüz olduğundan buraya da girmeden yolumuza devam ediyoruz.

Ponte Vecchio
Galeriden devam edince nehir kenarına çıkıyor yol. İleride Eski köprü diye bilinen Ponte Vecchio gözüküyor. Köprünün üzerinde bir dolu dükkan var. Genelde kuyumcu, hediyelik eşyacı.... Ama köprünün üstündense dışı daha güzel bence. Nehir kenarından bir çok fotoğrafını çekerek ilerliyoruz.


Ponte Vecchio'dan geçip biraz sokaklarda oyalanıyoruz. Pitti sarayı müzelerinin olduğu meydana gidip oradan geri dönüyoruz,bir cafede oturup kahve içip tiramisu yiyoruz.
Floransanın bir dolu köprüsünden biri

Yeniden köprü üzerinden geçip meşhur Davut heykelini görmek için akademi galerisine gitmeye karar veriyoruz. Floransa güzel sanatlar akademisi için yeniden Doumo'nun önünden geçip daracık sokaklardan geçiyoruz.


Accedemia, diğer müzeler gibi pazartesi günleri kapalı, diğer günler 8.30-19.00 arası açık. Giriş ücreti 6,5 Euro. Kapıda x-ray'den geçmek için sıra bekleyebilirsiniz. İçeride dar bir alanda 2 tane bilet gişesi var. Orada da sıra olması çok muhtemel. Biz aralık ayında gitmemize rağmen beklemiştik. O yüzden biletlerinizi online almanızı tavsiye ederim. 
Galeri güzel, david heykeli gerçekten çok etkileyici. Boyut olarak bizim için ideal. Gezeceğim diye canın çıkmıyor, tam sıkılacakken müze bitiyor :) İçeride fotoğraf çekilmediği için buraya ait foto koyamıyorum.

Buradan çıkınca aç karnımızı doyurmak ve hamile bacaklarımı dinlendirmek için kapısında set menüsü olan bir yere oturuyoruz. Buca Niccolini, set menüsü ile bizi oldukça tatmin ediyor. Ne yazık ki ne yediğimizi ve fiyatını hatırlamıyoruz.
Doumo Katedrali
Yemekten sonra artık büyük katedral açılmıştır diye oraya gidiyoruz. Zaten zannediyorum Floransa'da bütün yollar katedrale çıkıyor :)

Hala açılmamış ama önündeki meydanda oyalanırken kapılar açılıyor, sıra hızla eriyor ve içeriye giriyoruz. Biz sadece girişin ücretsiz olduğu Katedrale giriyoruz. Eğer istenirse 10 Euro karşılığında kubbesine, müzesine vs gidilebiliyor. Burası sanırım Avrupa'nın en büyük, Dünya'nın ise 3. büyük katedrali.

Katedralden çıktıktan sonra yine kendimizi sokaklara vuruyoruz. Boş boş gezinirken bir pazar ile karşılaşıyoruz.


Floransanın içinde yürürken de küçük küçük standların olduğu yerler görüyoruz. Bir nevi maltepe pazarı havasında. Buralarda da cüzdanlar, hediyelik eşyalar, tişörtler vs satılıyor. Biraz da oralarda vakit geçiriyoruz.

Yeniden sabah geçtiğimiz Via del Calzaiuoli caddesine çıkıyoruz. Meğer bu cadde epey hareketliymiş :) Dükkanlara gire çıka dolaşıyoruz. Yeniden nehir kenarına gelince bu sefer başka köprünün üzerinden geçip Eski köprüyü nehirden çekiyoruz.

Başka köprünün üzerinden Eski Köprü

Sokaklarda dolaşmamız bitince yeniden kendimizi Doumo'nun önünde buluyoruz. Artık güneş batıyor. Bizim trenimize daha var. Tren 17.40'da kalkacak. Ben oldukça yorgunum, bir an önce trene binmek istiyorum.

İstasyonun (Santa Maria Novella- SMN) önünde bir tane McDonalds buluyoruz. Orada oturup bir şeyler içip tren saatini bekliyoruz.

Tren saati geliyor, bu trenler gerçekten çok konforlu. Trene binip 19.15'de Roma'da oluyoruz. Bizden 2 dakika sonra ise ablamlar Venedikten geliyorlar. Termini'de buluşuyoruz.

Otele uğrayıp yürüyerek aşk çeşmesine gidiyoruz önce. Fotoğraf molasından sonra bir şeyler içmek için (ahhh ben hamile olmasaydıııım) Piazza Navona'ya gidiyoruz. Yaklaşmakta olan yılbaşı için buraya pazar kurulduğunu duymuştuk, ama çinden gelen oyuncaklardan ve klasik turistlik hediyelik eşyadan fazlası yok. Yağmur da şakır şakır yağıyor. Yazın burası ne kadar keyifli olur diyoruz.


Yağmurda meydan

Taksiye atlayıp otele dönüyoruz. Gün bitiyor...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder