Vize etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Vize etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ekim 2014 Cuma

Milano-Venedik: Gitmeden önce

Venedik
Pegasus'un kış kampanyalarını seviyoruz. 29 Ekim tatilini de düşününce Pegasus'tan ucuz bilet aramaya başladık. Milano'ya bilet vardı. Milano'da çok bir şey yok diye duymuştuk. Aman dedik, ne olacak, uzun uzun cafelerinde otururuz, Eda ile dinleniriz. Mart ayında 25 Ekim için 1100 TL'ye 2 kişi ve 1 bebek Ankara aktarması dahil gidiş dönüş bilet aldık. Uçak Bergamo diye Milano'ya 1 saat uzaklıkta başka bir şehire iniyor aslında.

Milano'yu araştırmaya başladık. Oraya gitmişken 1 gün Como Gölü'nü gezeriz diye düşündük. Venedik 2,5 saatmiş. 1 gece de Venedikte kalalım dedik. Venedik-Milano arasında tam orta yerde Verona varmış, onu da programa ekledik.

Dolayısıyla bizim ayaklarımızı uzatıp kahve içeriz dediğimiz tatil, 20 aylık canavar ile oradan oraya koşturmaya döndü.

Havaalanından gelen otobüsler Milano Centrale istasyonunun orada duruyor. Como'ya da şehir içindeki istasyonun yanısıra buradan da tren var. Venedik ve diğer şehirler arası trenler de Centrale'den kalkıyor. Dolayısıyla biz de bu istasyonun yakınında kalalım dedik, nasılsa her gün Centrale'ye işimiz düşecek.

İstasyona ve metro durağına 200 metre ötede Hilton oteli vardı. Aslında ilk 2 gün ve son gün olmak üzere 3 gece kalacağımız halde check-in check-out ile uğraşmamak ve valiz toplamamak için 4 gece olarak buradan rezervasyon yaptırdık. 4 gece fiyatının ayrı ayrı alınacak 3 gece fiyatından sadece biraz pahalı olması da buna etken oldu. Otele vergi hariç 397 Euro verdik. Yani geceliği 100 Euroya geldi. Vergi ise gecelik kişi başı 5 Euro. Kahvaltı hariç aldık. Otelin en büyük eksisi odada internet olmamasıydı bence. Odada kahve makinası olması ise en büyük artısı. Yeri iyi ama bir daha gidersem şehir merkezinde kalırım. Otel her zamanki gibi booking.com'dan.

Venedik'te ise San Marco meydanının yanında büyük kanalın bittiği yerde ve vapur durağının tam önünde Hotel Paganelli'yi ayarladık. Sanırım buraya da 150 Euro verdik, yine booking.com üzerinden.Buranın vergisi günlük 3,5 Euro. Otele check-in yaparken peşin ve nakit olarak alıyorlar.

Bu sefer vize almamıza gerek kalmadı, bir önceki seyahatimizde Portekiz bize 1 yıllık vizeyi uygun görmüştü.

Venedik ve Verona'ya gitmek için biletlerimizi trenitalia'dan ayarladık. Biletler 4 ay önce satışa açılıyor ve açıldığı sırada kişi başı tek yön 9 Euro oluyor. Biz açılır açılmaz aldık, Venedik'e, oradan Verona'ya ve oradan da Milano'ya olmak üzere...

Como gölünün planı ise en uzun sürendi. Como gölü ile ilgili yorumları okurken Bellagio diye bir kasabayı çok övdüklerini okudum. Ancak buraya vapur ile gidiliyor ve sefer sayısı bizim gittiğimiz tarihler için fazla değildi. Üstelik de yol 2 saatten uzun sürüyordu. Vapur saatlerini şu siteden kontrol edebilirsiniz: Navigazionelaghi. Bellagio'dan da Milano'ya dönüş olmadığı için dönüşümüzü Varenna olacak şekilde ayarladık. Burası da Bellagio'ya vapurla 15 dakika uzaklıkta. Burası için tren biletlerini binmeden önce istasyondan aldık. Seferler trenord web sitesinden kontrol edilebilir.

Ve son hazırlığımız Da Vinci'nin Son Akşam Yemeği tablosuna rezervasyon yaptırmak oldu. Bu eseri görmek için 15 dakikalık seanslara rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. Biletler günler (aylar) öncesinden tükeniyormuş. Biz gitmeden 1 ay önce aldık, aslında hiç bilet yok gözüküyordu ama bir anda döneceğimiz günün sabahına açıldı. Sabahları 9.30'da İngilizce rehberli tur var. Bize tesadüfen o seans açıldığı için onu aldık. Bileti şu siteden alabilirsiniz: Vivaticket. Biz rezervasyon ücreti, rehber ücreti dahil 28 Euro vermişiz. (Eda için bilet parası yok ama rezervasyon ücreti vardı)

Sonuçta programımız şu şekilde oluştu:


  • 25 Ekim Cumartesi: Milona'ya gidiş
  • 26 Ekim Pazar : Como-Bellagio-Varenna
  • 27 Ekim Pazartesi: Venedik-Murano-Burano
  • 28 Ekim Salı: Venedik-Verona
  • 29 Ekim Çarşamba: Milano ve dönüş


2 Eylül 2014 Salı

Lizbon - Porto: Gitmeden Önce

Porto
Şubat ayında yaz tatili için nereye gitsek diye düşünmeye başlamıştık. 
THY’den birikmiş millerimiz vardı, Şubat ayında Lizbon ve Porto’ya giden ablamlar ise öve öve bitirememişlerdi oraları. Ve hadi itiraf edeyim, Portekiz’in 1 yıllık vize verdiğini de duyduk, böylece kararımızı vermiş olduk. Bir sonraki istikamet Lizbon!


Lizbon’a bayram tatilinde gitmeye karar verdik. Yani 26 Temmuz’da. Uçak biletimizi ise 8 Şubat’ta aldık. Milleri kullanıp sadece vergilerini  verdiğimiz için tam olarak bilet fiyatını hatırlamıyorum. Sadece vergilere Ankara bağlantısı dahil 2 kişi ve 1 bebek gidiş dönüş 1200 TL para verdik. 

Planımıza göre toplam 4 gecemiz var, ve bunun 1 gecesini Porto'da geçirmeyi planladık. 

Çok yokuş olmayan bir yerde, bebek ile rahat edebileceğimiz şekilde, büyük metrekareli, merkezi bir otel aramaya başladık. Bu sefer booking.com'un yanısıra Orbitz'i de kullandık. En iyi fiyatı Orbitz'den yakalayınca oteli de ayarlamış olduk. 

Lizbon için Hotel Portugal'ı seçtik. Otel bir çok otobüs ve tramvayın geçtiği Plaça de Figueria'da. Bunun dışında ünlü turistlik cadde Rua Augusta ve önemli meydan Rossio Meydanı'na çok çok yakın. Odası oldukça büyük, temiz ve havalı. Kahvaltısı makul. Personeli çok misafirperver. 

Porto'da ise Teatro Hotel'de kaldık. Entresan bir tiyatro ambiyansı yapmışlar. Etraf epey karanlık. Oda çok büyük değildi, banyo kapısı yerine perde olması ise bizim cücenin çok hoşuna gitti. Ama yer olarak güzel. 

Bunları ayarladıktan sonra sıra vizeye geldi. Vize için aracı bir şirket yok, büyükelçiliğin kendisinden randevu ile alınıyor. Bu linkteki bilgilerden faydalanabilinir. Biz Pazartesi günü başvurumuzu yaptık, perşembe günü pasaportlarımız geldi. 1 yıl çok girişli vize verilmiş. 

Ve son ön hazırlığımız Lizbon-Porto arasındaki biletlerimizi almak. Fiyatlar ve saatler bu siteden kontrol edilip bilet alınabilir. Biz biletleri gitmeden 40 gün önceden almışız. Kişi başı gidiş-dönüş 37 Euro vermişiz. Tren Lizbon'daki Oriente istasyonundan binip Porto Campanha İstasyonunda indik.

 Portekizde taksi diğer Avrupa ülkelerine göre ucuz. 3.25 ile taksi açılıyor. Kilometre başına 0.48 Euro veriliyor. Bagaj varsa ek 1.60 Euro ödeniyor. Lizbon'da Havaalanından otel 15 Euro tuttu. Otelden Oriente istasyonuna 11 Euro. Porto'da ise Campanha'dan otel'e (Sao Bento istasyonuna) 5 Euro tuttu. Bu anlamda 2 kişi ya da daha fazla iseniz taksi bir ulaşım seçeneği olabilir. 

Tüm bu ön hazırlıklardan sonra artık Portekiz zamanı... 

4 Haziran 2014 Çarşamba

Münih: Gitmeden Önce

Bir 26 Ekim akşamı aşağı yukarı her Cumartesi olduğu gibi yine bizim küçük arkadaş grubumuz ile oturuyorken her zaman konuştuğumuz “bir beraber seyahate gidemedik” konulu sohbetimiz açılıyor. Toplam 3 aileyiz. GG ailesinin 7 yaşında kızları, AA ailesinin 6 yaşında oğulları ve bizim de 1 yaşında kızımız var. Gidelim hadi, nereye gidelim, o tarih bana uymuyor, çocuğun okulu var, benim bildirgem var vs vs derken tarih konusunda mutabakata varıyoruz. Sırada nereye gideceğimiz var. Oranın bileti pahalı, yok orası sıkıcı, orayı ben merak etmiyorum, oranın uçuş saati kötü derken elimizde neredeyse tek seçenek kalıyor: MÜNİH.

AA çifti daha önce gördüğü bu şehri çok beğeniyor, GG çifti ise zaten Almanyayı seviyor. Biz hiç almanya’yı görmemişiz.

Lufthansa’da uçak bileti ise çok uygun. Sabah 6.00’da Ankara’dan direkt Münih’e uçup, oranın saati ile 8’de şehirde oluyoruz. Döneceğimiz gün ise 19.00’da oradan biniyor, 23.00’de Ankara’da oluyoruz. Yol nedeniyle gün kaybı yaşamıyoruz. Üstüne üstlük biletler kişi başı gidiş dönüş 236 TL. Daha ne olsun? Hemen o geceyarısında saatler 00.30’u gösterirken biletleri alıyoruz. Gitmemize neredeyse 7 ay kala.

Gidişimiz 17 Mayıs Cumartesi, dönüş ise 21 Mayıs Çarşamba.

Sonrasında otel ayarlamak gerekiyor. Bir süre araştırma yapıyoruz. Çocuklar da olduğundan otelde odanın metrekaresi önemli bir parametre. Vereceğimiz para, yakınından U ve S hatlarının geçmesi de kritik. Otelde kahvaltı olmasını da tercih ediyoruz. Bu aramalara göre karşımıza HotelAmbiance Rivoli çıkıyor. Harras’taki bu otele booking.com üzerinden 3 Kasım tarihinde yine saatler 00.30’da rezervasyon yaptırıyoruz. Oda başına 4 gece için 332 Euro veriyoruz. Otelden ziyadesi ile memnun kalıyoruz, tavsiye ederim.

Bir diğer hazırlık vize. Ankara’da vizeler idata tarafından veriliyor. Vize ücreti 60 Euro, koordinasyon ücreti 23 Euro. İki kişi toplam 166 Euro veriyoruz. Neredeyse konaklamamızın yarısı kadar bir ücret bu! Hatta 2 kişi 472 liraya gidiş dönüş uçtuğumuzu düşünürsek  bir uçak bileti parası da vizeye veriyoruz. Neyse ki idata Almanya için Cumartesi günleri yarım gün çalışıyor ve sıra yok. Cumartesi sabah 9’da gidip sıra numarası alıyoruz, 10’da işimiz bitmiş olarak çıkıyoruz. 2 Hafta içinde de pasaportlarımız geliyor. Toplam 5 günlük vize vermişler!

 Akabinde programımızı yapmaya başlıyoruz. Ben her zamanki gibi dakika dakika bir program hazırlığına girişiyorum. Neyse ki daha önce giden AA çifti ana hatları ile programı çiziyorlar, bana sadece detaylar kalıyor. Google maps, bahn.de ve mvv-muenchen  siteleri çok işime yarıyor.

Münih'e 1,5 saat uzaklıkta Günzburg’ta legoland var, çocuklar da olduğundan niyetimiz oraya da gitmek. Onun planlamasını da Pazar olacak şekilde yapıyoruz. Başka gün olamıyor çünkü o zaman ulaşım için almayı planladığımız biletler çok pahalıya geliyor. Bu konuyu Legoland’e gittiğimiz gün anlatacağım. Legoland biletlerini önceden almak daha avantajlı. Gitmeden bir süre önce Legoland biletlerimizi de alıyoruz.


Böylece ön hazırlıklar tamamlanıyor. 

11 Kasım 2013 Pazartesi

Barselona: Gitmeden Önce

Teleferikten Barselona
Son dönemdeki seyahatlerin hiç birini bitirememişim. Ancak henüz onları bitirmeden, anılar tazeyken Barselona’yı yazmaya başlayalım dedim.

Önce gitmeden önceki hazırlıklar…

Barselona seyahatinin özelliği kızımızla gideceğimiz ilk seyahat olması. Hamileyken Edinburgh ve Roma’ya gitmiştik. Kız büyüdü 6 aylık oldu, biz kurtlandık. Orası mı burası mı derken hep görmek istediğimiz ama ucuza bilet bulamadığımız Barselona’ya karar verdik.

Uzun kurban bayramının sonuna doğru gitmek üzere bilet aldık. Gidiş 17 Ekim – Perşembe, Dönüş bayramdan sonraki Salı olacak şekilde bilet alınca Pegasus ile Ankara aktarması dâhil 2 kişi ve bir de bebek 1300 TL’e mal oldu.

Otel konusuna bilet almadan hiç bakmamıştık. Meğer ne pahalıymış oteller :) Bu sefer yanımızda 7,5 aylık bir bebek de olacağı için kriterler çok fazla. Booking.com’dan 4 yıldızlı, 8,5 üzerinde puanı olan, odası en az 20 metrekare (bebek yatağı da gireceği için), şehir merkezinde ve bütçemize uygun bir otel aradık. Bu kriterler göre otel bulamayınca bütçeyi arttırdık ve nihayet Hotel Barcelona Catedral’i bulduk. 5 gece için toplam 1000 Dolar verdik. Otelden çok memnun kaldık. Özellikle yeri çok rahattı. Bebekle çok rahat ettik.

Barcelona’da geçireceğimiz 6 gün 5 gece için şehri araştırırken bir günümüzü Figueres-Girona turuna ayırabileceğimizi fark ettik. Tren biletleri sadece seyahat günü alınıyor. O yüzden önden bilet almadık, ama Figueres’deki Dali Müzesinde çok sıra olduğunu okuduğumuz için bileti online sitesinden aldık. (Bu güne ait seyahat notlarını okumak için buraya tıklayabilirsiniz) Bunun dışında da başkaca bir bilet alma işimiz olmadı. Ancak Picasso müzesi ve Sagrada Familia için de online bilet almanızı tavsiye ederim.

Son olarak vize… Ben tüm evrakları toparlayayım sonra VFS Visa Services’dan randevu alırım dedim ama bana en yakın randevu tarihi olarak 2 hafta sonrasını verdiler. Hatta web sitesine göre hiç randevu saati olmadığını söylüyordu ama çağrı merkezini arayarak randevu alabildim. Pasaportlarımız ise 10 günde elimize ulaştı. 15 gün kalışlı 1 aylık multiple vize vermişler. Vize başvurusunda işimizi yarım saatte hallettik.

Biz 5 gece 6 gün kaldık. Bir günümüzü yukarıda yazdığım üzere Figueres-Girona’ya ayırdık. Ucağımız öğlen indi, öğlen kalktı. O yüzden son günü saymayabiliriz. Bize bu kadar süre yetti. Bebek olduğu için sabahları erkenden otelden çıktık, akşamları ise 9 gibi en geç odadaydık. Bazı günler öğleden sonra otelde 1-2 saat geçirdik, kızın bazı ihtiyaçları için. Bunun dışında hep dışardaydık.

Ulaşım için 10’lu metro kartlarından kullandık. Bu şekilde aldığımızda 10 biniş 10 Euro’ya geldi. Havaalanından ulaşım için de Aerobus kullandık. Pegasus terminal 2’e iniyor. O nedenle A2 hattını kullandık. Yaklaşık 35 dakikada Katalunya Meydanında olduk. Otobüs her 10 dakikada bir kalktığı için hiç beklemedik sayılır. Gidiş dönüş bileti kişibaşı 10,20 Euro’ya aldık. Dönüş biletlerinde bir tarih saat yazmadığı için 9 gün içinde olmak kaydıyla istediğiniz zaman kullanabilirsiniz.

Tüm ön hazırlıklar bu kadar… Artık gezmeye başlayabiliriz.

15 Ocak 2012 Pazar

Paris'e gitmeden önce


Yine ucuz bilet nedeniyle Paris’e gitmeye karar veriyoruz. Ancak bu sefer yalnız değiliz, sevgili ablam ve eniştem (Bundan sonra onlara Sinem ve Volkan diyeceğiz) de bizimle olacak. Ancak onlar biriken milleri ile seyahat edeceklerinden onlarla Paris’te otelde buluşacağız. Biz Pegasus ile Orly’e uçtuk, onlar THY Business Class ile Charles De Gaulle’a uçtular. Aramızda sınıf farkı var :)

Biz uçak biletini 2 kişi Ankara aktarması gidiş dönüş yaklaşık 1000 liraya aldık. Haziran başındaki seyahatimiz için Şubat ayında bileti aldık. Gidişimiz Cumartesi, dönüşümüz Çarşamba günü. Bu ve diğer Avrupa seyahatleri için önerim eğer 5-6 günlük bir seyahat planlanacaksa dönüşün Pazar gününe gelmesi. Bunun iki nedeni var:

1. Bazı müzeler Pazartesi, diğerleri ise Salı günü tatil.
2. Pazar günleri Avrupa şehirleri ölü! O nedenle bu ölü günü yol ile geçirmek bana anlamlı geliyor.

Otel olarak Hotel Magenta Paris’i seçtik. Küçük temiz ve hoş bir otel. Yeri de fena değil. Ancak bugün yeniden Paris’e gitsem metro hatlarının kesişiminde olan bir otel seçmek isterim. Biz biraz çok aktarma yapmak zorunda kaldık. Ha aktarma yapmak dert midir? Değildir:)
Otel Gare de l’Est’e yakın. Doğu Garı’na yani. Buraya yürüyerek 5-7 dakika.Daha yakındaki durak ise Jacques Bonsergent. Otele 4 gece için 2 kişilik odaya 271 Euro vermişiz.

Vize konusunu ise pek konuşmak istemiyorum. Çok fazla ülke gezmedim ama Fransa vize başvurusunda gördüğüm muameleyi hiç bir yerde görmedim. Randevu vs alıyorsun ama saatlerce bekliyorsun. Gerçi şimdi bu yazıyı hazırlarken baktım, özel bir şirkete vermişler bu işi. Sanırım artık düzelmiştir. Randevu süreçleri vs ile ilgili detaylı bilgiyi buradan bulabilirsiniz: http://www.vfsglobal.com/france/turkey/

Paris çok büyük bir şehir, o nedenle şehri bölgelere ayırıp hangi gün neresi gezilecek diye belirlemekte fayda var.

Yine ön hazırlık olarak yapılması gerekenlerin başında Eiffel Biletini internetten satın almak var. Önerim güneşin batma saatine yakın bir saate rezervasyon yapmak. Böylece gündüz çıkıp akşam inip Paris’in iki yüzünü görebilirsiniz, üstelik sıra beklemeden:) Bileti alınca çıktı alıp yanınızda götürmeniz yeterli. Yani size bir şeylerin postalanmasını beklemiyorsunuz. Bilet almak için: http://www.eiffel-tower.com/

Bir diğer ön hazırlık Museum Pass almak olabilir. Biz internetten almadık, ama ilk gün 1 saatimizi bunu almaya harcadık, ben öyle her müze girişinde vs bulunan bir şey sanmıştım, oysa öyle değilmiş. Ancak bu satış noktaları şu anda artmış olabilir. Hem sıra beklemeleri minimize etmek, hem de maliyetleri azaltmak için museum pass’in şart olduğunu düşünüyorum. Satın almak ya da nerelerden alınabilinebileceğini incelemek için bu adresi kullanabilirsiniz. İlk kullandığınız an başladığı için dilediğiniz an satın alabilirsiniz. Biz bir Paris Turizm Ofisinden satın aldık.

Bu arada biz Haziran 2010’da gittik, ancak bu yazıyı Ocak 2012’de yazıyorum. Dolayısı ile bilgiler 1,5 yıllık.